MALPRAKTİS · DOKTOR HATASI · HASTA HAKLARI
Malpraktis nedir?
Tedavi sonrasında istenmeyen bir sonuç ortaya çıkması tek başına malpraktis anlamına gelmez. Kusur, zarar ve bu zarar ile tıbbi uygulama arasındaki illiyet bağı, tıbbi kayıtlar ve uzman incelemesiyle birlikte değerlendirilir.
1. İlk olarak ne yapılmalı?
Acil bir sağlık ihtiyacı varsa öncelikle tedavi ve güvenliğiniz sağlanmalıdır. Ardından hastaneden tıbbi dosyanızı, görüntüleme kayıtlarını, epikrizleri, onam formlarını, reçeteleri, faturaları ve ilgili yazışmaları isteyin. Hasta Hakları Yönetmeliği m. 16 uyarınca hasta, sağlık durumuyla ilgili dosya ve kayıtları inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Tıbbi hata iddiaları hasta hakları kurulunca değerlendirilmediğinden, bu başvuru dava yerine geçmez.
2. Süreç nasıl işler?
Öncelikle uzman bir hekim veya tıbbi bilirkişi tarafından olayın tıbbi açıdan incelenmesi, ardından avukat tarafından sorumluların ve izlenecek yargı yolunun belirlenmesi gerekir. Özel hastane veya özel sağlık hizmeti söz konusuysa uyuşmazlık kural olarak tüketici mahkemesinde görülür ve dava öncesinde arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73 ve 73/A). Kamu hastanesindeki sağlık hizmetinden doğan zararlarda ise idareye başvuru ve idari yargı süreci gündeme gelebilir; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13 uyarınca, zarar verici eylemin öğrenilmesinden itibaren en geç bir yıl içinde idareye başvurulması gerekir.
3. Ne kadar sürer?
Zorunlu arabuluculuk, görevlendirmeden itibaren üç hafta içinde tamamlanır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A). Dava süresi için sabit bir süre vermek mümkün değildir. Bilirkişi raporları, duruşmalar ve kanun yolları süreci uzatabilir.
4. Hangi maliyetler ortaya çıkabilir?
Avukatlık ücreti, uzman görüşü, dava harcı, gider ve delil avansı, tebligat, bilirkişi ve gerektiğinde tercüme giderleri başlıca maliyet kalemleridir. Yargılama giderleri ve dava açılırken yatırılması gereken avans, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 323 ve 120 kapsamında değerlendirilir. Kesin toplam; talep miktarına, davanın türüne ve dosyanın kapsamına göre değişir. 2026 yılı bilirkişi ücretleri için Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığının yayımladığı tarife uygulanır; ancak somut dosya için önceden sabit toplam belirlenemez. Ödeme gücü bulunmayan kişiler, şartları varsa HMK m. 335-336 kapsamında adli yardım isteyebilir.
5. Yabancı ülke vatandaşı ne yapmalı?
Türkiye’de tedavi gören veya zararı Türkiye’deki sağlık hizmetinden kaynaklanan yabancı ülke vatandaşının gecikmeden malpraktis alanında çalışan bir avukata başvurması gerekir. Pasaport veya kimlik, Türkiye’deki tebligat adresi, vekâletname, tıbbi kayıtların tercümesi ve yeminli tercüme gerekip gerekmediği birlikte değerlendirilmelidir. Kişi Türkiye dışında bulunuyorsa konsolosluk veya noter işlemleri avukatla koordine edilmelidir. Yabancı kişiler bakımından teminat, tebligat ve belge koşulları dosyaya göre değişebileceğinden, bu hususlar ayrıca kontrol edilmelidir.
Zamanaşımı ve avukat desteği
Türk Borçlar Kanunu m. 72 uyarınca tazminat istemleri genel olarak zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar; kamu hastanelerinde idareye başvuru süresi ayrıca uygulanır. Bu nedenle özellikle kamu-özel ayrımı, kısa başvuru süreleri, kusur ve illiyetin ispatı ile tıbbi bilirkişi incelemesi bakımından ilk aşamada bir avukata danışılması önemlidir.